.
SüS TaŞLaRı
Doğal Kıymetli TaŞLaR

genel durum



ATOM
Maddenin en küçük ve temel yapı taşı. Atom, içinde organize tanecikler bulunan ve bunlara bölünebilen yine de maddenin temel yapı taşı olarak bilinen bir birimdir. (madde: boşlukta yer kaplayan ve ağırlığı olan varlık demektir.)

Bütün maddeleri meydana getiren 105 çeşit element bilinmektedir. Element, kendisinden başka özellikte maddeler çıkarılmayan saf madde demektir. İşte bu elementlerin her birini meydana getiren en küçük yapı taşları atomlardır. Aynı cins atomlar elementi meydana getirir. Mesela hidrojen ve demir birer elementtir. Çünkü yapılarında birer çeşit atom vardır. Farklı atomların bir araya gelmesinden oluşan maddelere bileşik diyoruz. Su element değil, bir bileşiktir. Oksijen ve hidrojen atomlarından meydana gelmiştir. Su, toprak, ateş, etrafımızdaki bütün maddeler, bu 105 çeşit elementin, yani bunların yapı taşı olan atomların muhtelif şekillerde bir araya gelmesi ile teşekkül etmişlerdiratom


Maddenin temel birimi atomlar. Tek bir cins atomdan oluşmuş, kimyasal tekniklerle ayrıştırılamayan ya da farklı maddelere dönüştürülemeyen saf maddelereyse "element" adı veriliyor. Dünya üzerinde bilinen elementlerin belirli bir şekilde yerleştirildiği sistem, periyodik tablo olarak adlandırılıyor.

Hakkında bilgi edinmek istediğiniz grubun ya da elementin üzerine tıklayınız.

1A 2A * 3B 4B 5B 6B 7B 8B 8B 8B 1B 2B 3A 4A 5A 6A 7A 8A
 
 
 
 
 
 
   
 
*
**

Elementlerin, soldan sağa ve yukarıdan aşağıya doğru artan atom numaralarına göre diziliminden oluşan bu tabloda, yatay sıralara "periyot", dikey sütunlaraysa "grup" adı veriliyor.

Periyotlar ve gruplar neleri ifade ediyor?
Bir elementin periyot numarası, o elementin sahip olduğu elektronların bulunduğu en yüksek enerji seviyesini gösterir.

Aynı grupta (dikey sırada) yer alan elementlerin elektron dizilimleri büyük benzerlik gösterir ve bu nedenle de kimyasal tepkimelerde benzer şekilde davranırlar.

* Periyodik tabloda, soldan sağa ve yukarıdan aşağıya doğru atom numarası artar.





Mineral doğal şekilde oluşan, homojen, belirli kimyasal bileşime sahip inorganik kristalleşmiş katı bir maddedir. Buna göre minerallerin özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:

  1. Doğal olarak oluşur.
  2. Herhangi bir parçası bütününün özelliklerini taşır.
  3. Belirli bir kimyasal formülü vardır.
  4. Katı halde olup nadiren sıvıdır.
  5. İnorganiktir.

Mineralojinin konusu doğal şekilde oluşan maddeleri ihtiva ettiği için bu bakımdan sınırlandırılmıştır. Teknolojinin ilerlemesiyle laboratuvarlarda sentetik olarak elde edilen kimyasal bileşikler mineral sayılmazlar. Bu yapay bileşikler halindeki katı maddelere doğada tabii halde rastlanmaz. Dolayısıyla da doğal şartlarda oluşturulamazlar. Bu tür katı maddelere "yapay mineraller" adı verilebilir. Bu tür yapay mineraller de, tabii minerallerde olduğu gibi benzer kristal iç yapılarına sahiptir.

Minerallerin doğada veya deneysel olarak yapılan incelemelerde de gözlendiği gibi, oluşum şartları bunların belirli fizikokimyasal şartlarda (belirli sıcaklık ve basınç altında ve ortamın kimyasal durumu gibi) oluşurlar. Buradan mineralojinin bir amacının da minerallerin oluşturduğu yerkabuğunun kimyasal ve fiziksel yapısının öğrenilmesi, yerkabuğunun tarihinin bilinmesi ve yeraltı kaynaklarından yararlanılması olduğunu anlıyoruz.

Mineraller belirli bir kimyasal bileşime sahiptirler. O halde her mineral bir kimyasal formül ile ifade edilir. Minerallerin kimyasal formülleri genellikle sabittir. Ancak belirli sınırlar içinde belirli kaidelerle değişebilir. Çok ender olarak saf elementler (altın, gümüş, bakır vs) şeklinde oluşan mineraller, yerkabuğunda meydana gelen doğal fizikokimyasal olayların ürünleridir.

Minerallerin bir diğer özelliği de inorganik oluşudur. Yerkabuğunda bulunan petrol, kömür, fosil ve reçine gibi maddeler mineralojinin kapsamına girmez. Ancak nadir de olsakehribar gibi organik mineraller de vardır.

Minerallerin katı olmaları düzenli bir atomsal iç yapıya sahip olduklarını gösterir. Mineral kristallerinin dış yapıları incelendiğinde düzgün geometrik dış şekilli oldukları görülür. Yine aynı şekilde iç yapılarının da düzgün olduğu görülür. Minerallerin "cıva" gibi sıvı olan tipleri de vardır.

Mineraller homojen bir yapıya sahiptirler. Alınan bir mineral örneğinin her tarafı aynı mineralden ibaret olmalıdır. Ancak her mineralde az veya çok yabancı mineral varlığı bulunmaktadır. Yabancı madde oranının çokluğu, mineralin özelliklerini değiştirir. Esasta; gözle görülebilen boyutta homojen olması basit tanımlama için yeterlidir.



Kayaçlar ve Çeşitleri


-Çeşitli mineraller ve organik maddelerden meydana gelen kütlelere  kayaç  denir.
     - Kayaçların tümü değişik minerallerin bir araya gelmesiyle oluşur.
     - Kayaçlar oluşum şekline göre  3  gruba ayrılır.

            a – Magmatik  kayaçlar ,
            b – Tortul  kayaçlar ,
            c  – Başkalaşım  kayaçları ,

M A G M A T İ K      K A Y A Ç L A R

         Ateş kürenin yapısında bulunan erimiş haldeki magmanın  yeryüzünde yada yer kabuğunun  derinliklerinde  soğuyarak  katılaşmasıyla  oluşan  kayaçlara Magmatik kayaçlar denir.


- Magmanın yer kabuğu içinde yükselirken yavaş yavaş soğumasıyla oluşan  oluşur bunlara DERİNLİK KAYAÇLARI denir
    - Derinlik kayaçları yavaş yavaş soğumayla oluştuğundan sert ve iri kristallidirler.
    - granit , siyenit  ( kuvars , feldspat , mika , amfibol , olivin gibi minerallerden oluşur )
    - Bursa ULUDAĞ    granit kayaçlarından oluşmuştur ,

 

-Magmanın derinlerde damarlarda yavaş yavaş soğuyup katılaşmasından DAMAR KAYAÇLARI oluşur.
    - Damar püskürük kayaçları  sert ve ince kristallidirler.
    - Porfir

 

- Magmanın  yüzey  ve  yüzeye  yakın  yerlerde aniden  soğuyup  katılaşmasıyla  YÜZEY KAYAÇLARI oluşur.
   - Yüzey püskürük kayaçları aniden soğuduğundan yumuşak ve ince tanelidirler.
   - Trakit , bazalt , andezit , volkan tüfleri , sünger taşı , katran taşları ( pekiştayn )

   - Camsı olanlara  obsidiyen ( volkan camı )

   - Afyon çevresindeki dağlarının  yapısındaki kayaçların bir bölümü bazalt ve trakittir.
   -Anıtkabir  Andezit ten  ( Ankara taşı ) yapılmıştır.


   -   Genellikle kristal yapılıdırlar,
   -   Tabakasız yapıdadırlar
   -   İçlerinde fosil bulunmaz
   -   En yaşlı kayaçlardır.

 

T O R T U L        K A Y A Ç L A R


-Yer yüzündeki  magmatik  kayaçların  sıcaklık değişiklikleri  yağışlar ,rüzgarlar gibi dış
  etkenlerle küçük parçalara bölünmektedir .

Magmatik kayaçların dış etkenlerle küçük parçalara bölünmüş haline TORTU denir


          Tortuların  çeşitli etkenlerle göl , deniz  ve çukur yerlerde  taşınarak zamanla  
       tortullaşırlar
     - dibe çöken maddeler üst üste tabakalar oluşturur.
     - tabakaların oluşumu arttıkça alt tabakanın üstündeki ağırlık artar
     - alt tabaka üzerinde büyük bir baskı oluşur
     - sıcaklık değişimi ve baskılar sonucu tortul kayaçların oluşumu başlar
     - zamanla bu tabakalar katılaşır
     - tortul kayaçlar içinde canlı kalıntıları olan fosil bulunur.

   
      Tortul kayaçlar oluşumlarına göre  3 gruba ayrılırlar

a  - Mekanik tortullar:
- Su,rüzgar ve sıcaklık gibi dış kuvvetlerin etkisiyle  sürüklenen kayaların bir yerde 
  toplanmasından  luşurlar.
Kumlar,killer,çakıllar bu gruptandırlar.


b  - Kimyasal Tortullar:
-Su külteler arasından geçerken bazı kimyasal maddeleri çözer.Suyun buharlaşması ile  
  suda çözünen bu maddeler çökerek
kaya tuzu, sarkıt , dikit ve travertenler oluşur.


c)Organik Tortullar
  -Bitki ve hayvan artıklarından oluşan kültelerdir.
Kalkerli  ve silisli kayalar , kömür ve petrol bu gruba girerler

 

- genellikle tabakalıdırlar
- kristaller yoktur.
- İçlerinde fosiller bulunur
- En iyi fosilleşme tortul kayaçların oluşumunda olur.


B A Ş K A L A Ş I M ( Metamorfik )       K A Y A Ç L A R I

 


Magmatik ve tortul kayaçların yüksek sıcaklık ve basınç etkisiyle zaman içinde  renk ve şekil değiştirmesi sonucunda  oluşan kayaçlara başkalaşım kayaçları denir.

 

       Başkalaşım kayaçları bazı özellikleri ile oluştukları kayaçlara benzerlerken    farklı özellikleri de bulunur .

 

   - kalkerin  başkalaşmasıyla    MERMERLER
   - Granitin  başkalaşmasıyla    GNAYS
   - Kömürün başkalaşmasıyla    ELMAS
   - Killerin  başkalaşmasıyla      YAPRAK TAŞLARI ( fillattlar)


- Kat kat yaprak gibidirler
- Kristalli olabilirler
- İçlerinde fosil bulunabilir




MADENE GENEL BAKIŞ
Maden, yer kabuğunun iç ve dış doğal etkenleriyle oluşan, ekonomik yönden değer taşıyan
minerallere verilen addır. Ülke ekonomisi gelişimi ve kalkınmasında önemli rol oynar.
Maden bakımından zengin ülkelerin madenleri işlemesi ve pazarlanması ekonomiye büyük
fayda sağlar.
DEĞERLİ TAŞLARIN OLUŞUMU
Tüm değerli taşların kökeni, yeryüzü çekirdeğinin sürekli hareket halindeki ve daima dış
yüzeye ulaşmaya çalışan erimiş magmasına dayanır.
Bu kızgın kütlenin sadece küçük bir kısmı volkanik faaliyet ve lav akışı meydana getirir ve
magma, çoğunlukla gezegenin alt tabakasındaki yeraltı çatlaklarına akar.
Bu erimiş kaya ve mineraller kütlesine, kaynayan sular, buhar ve gazlar da eşlik eder.
Bunlar soğurken bu yarıklarda biriken birçok mineralle birleşerek, kristalleri ve değerli taşları
meydana getirirler.
Oluşum ve gelişimlerini milyonlarca yılda tamamlayan bu değerli taşlar, sürekli olarak
içlerine, güçlü elektromanyetik enerji de depolarlar.
Tarih  öncesi çağlardan günümüze kadar her dönemde insanlığın ilgisini çeken ve “değerli
taş” olarak adlandırılan renkli, ışıltılı taşlar, çeşitli özellikleri ile farklı anlamlar kazanmışlardır.
İnsanoğlunun değerli saydığı nesneleri krallara, soylulara armağan etmeye yatkınlığı
nedeniyle bu taşlara anlamlar yüklenmeye başlanmıştır.
NEDİR TAŞLARI DEĞERLİ KILAN, DİĞERLERİNDEN AYIRAN?
Değerli taşlar, doğada sayısı 3 bini bulan minerallerin çeşitli yollarla kesilip parlatıldıktan
sonra çekici olabilenleri olarak tanımlanır.
İnorganik olan minerallere ek olarak, İnci, Mercan, Sedef gibi organik kökene sahip doğal
maddeler de değerli taş kabul edilir.
Bir taşın“Değerli taş ya da süs taşı” sıfatını alabilmesi için sahip olması gereken üç özellik
vardır:
• Güzellik
• Duraylılık
• Nadirlik.
Değerli taşların birçoğu bu kriterlerden birkaçını bir arada bulundururken, şeffaf olmayan
Turkuvaz ve Malahit gibi taşlarda güzellik, sadece renkleri ile tanımlanır.
Bu görecelilik nedeniyle 70’e yakın değerli taş grubuna giren mineralden sadece 20 kadarı
yaygın olarak biliniyor.4



Güzellik
Oldukça göreceli bir kavramdır. Kimine göre taşın şeffaflığı onu güzel yaparken, kimine göre
de güzellik taşın rengine, parlaklığına ya da kesilişine bağlıdır.
Duraylılık
Değerli taşların farklı olmasını sağlayan diğer bir özellik olan  duraylılık ise taşın sertliğine,
kırılganlığına, darbelere ve dış etkenlere karşı dayanımına bağlıdır. Bir mineralin sertliğinin
yüksek olması, o mineralin değerli taş olarak kabul edilebilmesinin en önemli kriteridir.
Kesildiği, parlatıldığı zaman çoğu değerli taştan daha çekici görünümlere bürünen mineraller
vardır; ama sertliklerinin düşük olmaları onların değerli kabul edilmelerini engeller.
Bu şanssız minerallere örneklerden biri de Jips’tir; kesildiğinde oldukça güzel bir görüntü
sergileyen, ama tırnakla çizilebilecek kadar düşük bir sertlik derecesine sahip olan bir taş
değerli kabul edilip süs eşyası olarak kullanılamaz.
Bir taşın sertliğinin yüksek olması, kolay kolay çizilememesi, onun kolay kırılmayacağı
anlamına gelmez. Elmas bilinen en sert mineraldir; ancak kenarları, köşeleri boyunca
kırılmalara oldukça yatkındır. Tabii bu yatkınlık Elmas’ın nadirliğinin karşısında değerini
düşürmeye yetmiyor.
Nadirlik
Sıradan minerallere değer katan en önemli unsur, doğada ender bulunmalarıdır. İnsanlığın
tarihi boyunca nadir olana ilgisi burada da kendini açıkça gösterir. Dünya üzerinde yılda
binlerce kıratlık Elmas üretiminin yalnızca birkaç yüz kıratının Pembe Elmas olması, Pembe
Elmas’ı Renksiz Elmas’tan daha değerli hale getirmiştir.
Bu duruma verilebilecek bir diğer örnek de Ametist’tir. 18. yüzyılın sonuna kadar
günümüzdeki Elmas kadar değerli olan Ametist (mor renkli bir Kuvars minerali), 19. yüzyılda
Brezilya’da geniş Ametist yataklarının bulunmasıyla değerini yitirmiştir.
Değerli taşların güzellikleri kesiliş şekilleri ile doğrudan ilgilidir. Renkleri, sergiledikleri ışık
oyunları yanlış bir kesim şekli ile algılanamayabilir ve aslında çok etkileyici olabilecekken
sıradan bir mineral olarak kalabilirler. Yaygın olarak iki kesim yöntemi kullanılır:
1. Kaboşon kesim 
2. Fasetli kesim. 5
Kaboşon Kesim
Taşın bir, kimi zaman da iki yüzeyine birden dış bükeylik verilmesi ile elde edilir. Şeffaf
olmayan taşlarda tercih edilen bu kesim  ile taşın renk ve ışık özellikleri tamamen ortaya
serilebilir.
Fasetli Kesim
Diğer bir kesim ise genelde şeffaf taşlarda kullanılan fasetli kesimdir.
Bu kesim değerli taşın, gelen ışığı çeşitli yönlerde dağıtması için yapılır ve sonuç olarak taş
birçok yüzeye sahip olacak şekilde kesilir.
Özellikle Elmas’ta kullanılan bu kesimin en yaygın şekli taşın 58 yüzeye sahip olduğu pırlanta
kesimidir. Pırlanta bir mineral adı değil, sadece bir kesim şeklidir.
DEĞERLİ TAŞLARDA RENK
Değerli taşlarda güzelliğin esası olan renk, farklı sebeplere bağlı olarak gelişebilir. Renk,
kristalin, ışığın belli dalga boylarını soğurması ile ortaya çıkar.
Dalgalar mineralin üzerine düştüğü zaman bazı dalga boyları soğurulur, geriye kalan dalgalar
göz tarafından algılanır ve böylece mineralin rengi belirir; örneğin mavi mineraller uzun dalga
boylarını (kırmızı) soğururken, kırmızı mineraller ise kısa dalga boylarını soğururlar.
Hiçbir dalga boyu soğurulmadığında ise mineral şeffaf gözükür.
BİR KRİSTALİ ARINDIRMA - İŞLEME
Gereksiniminize uygun bir kaya kristalini seçtikten sonra, onu herhangi bir amaçla
kullanmadan önce, belirli hazırlık aşamalarından geçirmeniz gerekir:
Temizleme
İlk olarak  kristalin  fiziksel olarak temizlenip arındırılmasıdır. Kristaller ilk kazılıp
çıkarıldıklarında üzerlerinde çeşitli mineral madde şekillerinden oluşan bir kabuk bulunur. Bu
kabuğun giderilmesi için kristal, oksalik asit banyosuna yatırılır.
Deniz Tuzunda Bekletme
İkinci olarak  oksalit asit artıklarıyla birlikte, istenmeyen titreşimleri yok etmek için, kristal
birkaç gün boyunca doğal deniz tuzunun içinde tutulur. Kristal, deniz tuzu yatağından parlak
ve temiz bir biçimde çıkar.
Durulama
Üçüncü işlem ise, kristalin soğuk ve temiz bir suda durulanmasıdır.







Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız: