.
SüS TaŞLaRı
Doğal Kıymetli TaŞLaR

Elmas ve Zümrüt Yataklarımız

YOK DENİLEN ELMAS ve ZÜMRÜT YATAKLARIMIZ

Araştırmacı yazar Hakan Yılmaz Çebi kaleme aldığı ''Yok' Denilen Elmas - Zümrüt Yataklarımız...' başlıklı yazısında Türkiye'nin maden zengini bir ülke olduğunu ve bunun da ABD ile İngiliz arşivleri tarafından tescillendiğini söyledi.
İşte Hakan Yılmaz Çebi'nin ilgili yazısı:

Kudret-i İlahinin; yeryüzündeki sırlı ilimlerini emanet ettiği Hz.Hızır’ın, 40 yıl yoldaşlığını yapan LÂDİKLİ AHMET HUDAİ Hazretleri; yanındakilere,"Evlat, TÜRKİYE'DE çıkaracağınız MADENLERE tüm dünya gıpta ile bakacak"derdi.

Türkiye Madenciler Konseyi Başkanı İsmet Kasapoğlu; şahsımın 133 program gerçekleştirdiği HAZIR KITA Programlarının birinde; "Maden sahası olarak Türkiye'nin ancak % 30'u aranmış; oysa yüzde 70'inden haberimiz yok..."diyordu.

Diğer taraftan, 1940-60 arası Türkiye gelen ve gezmedik-incelemedik yer bırakmayan Alman Arkeologlar , Türkiye'nin maden potansiyelini bizden daha iyi biliyorlar..

Son yıllarda uydulardan yapılan tespitler; ABD-İngiliz arşivleri TÜRKİYE'NİN EN DEĞERLİ MADEN ÜLKESİ olduğunu tescilliyor.

KANUNİ ZAMANINDA İŞLETİLEN ELMAS YATAKLARI…

"İçinizden biri, rızık talebini bırakıp da mescitte oturmasın. Kim böyle yapar ve Allah’ım beni rızıklandır, derse, şüphesiz bu sünnete aykırıdır. Bilirsiniz ki, gökten ne altın yağar, ne de gümüş."

Ey vicdanını kaybetmemiş, şüheda torunları:

TÜRKİYEMİZ’de yok denilen oysa KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN zamanında dahi işletilen ELMAS, ZÜMRÜT, ZİRKON, TOPAZ madenleriyle ilgili daha önce başlıklar halinde verdiğim bilgilere sizlerin de önemli veriler ekleyerek, kamuoyuna ulaştıracağınıza inanıyorum. Tıpkı, yazının son kısmında bu yazımız üzerine gelen önemli mesajları gönderen duyarlı insanlarımız, değerlerimiz gibi..

Öncelikle tekrar başlıkları hatırlatalım:

TÜRKİYE'de; YOK DENİLEN oysa gizlenen ZÜMRÜT- ELMAS-TOPAZ madenleriyle ilgili DERLEDİĞİM ÖZEL GÖRÜŞMENİN kamuya yansıtabilecek başlıkları:

1-TÜRKİYE'deki özel maden sahaları HANGİ DIŞ İSTİHBARAT yapıları tarafından; TAŞERON İŞLETME ve şahıslar üzerinden ALINIYOR, DEVREDİLİYOR?

2-ÖZEL KUVVETLER dâhil; TÜRKİYE'nin GİZLENEN MADEN SAHALARI ile ilgili kimler neleri biliyorlar?

Pek çok MADEN devletin kayıtlarında neden farklı?! Örneğin Uranyum sahaları neden kireçtaşı aranıyor diye ruhsatlandırılıyor? DIŞ İSTİHBARAT bağlantılı taşeron işletme ve şahıslara verilen değerli madenler gerçek hüviyetiyle mi işletiliyor? Devleti aldatılanlar kimler?! Devletin kurumlarındaki bu Siyonist-masonik bağlantılı hainler-satılık raportörler-araştırmacılar-uzmanlar kim? Bunlar REFLEKS VERMESİ GEREKEN UNSURLAR TARAFINDAN yeterince biliniyor ve takip ediliyor mu?..

3-RİCAL-İ GAYB; Anadolu'da GİZLENEN-SAKLANAN MADENLER hakkında nasıl bilgi veriyor! Kimleri, ne için koruyorlar?

4-TÜRKİYE'NİN EMANETLERİ kimleri bekliyor? TÜRKİYE'DE gizlenen ZÜMRÜT-ELMAS-TOPAZ yatakları ile ilgili SEYYİD HASAN BASRİ'nin, aniden yoluna çıkıp arabasına bindiği KİŞİYE; TÜRKİYE'DEKİ ELMAS-ZÜMRÜT yataklarıyla ilgili (manen) verdiği özel bilgiler! Tasarruf evliyaları kimleri nasıl uyarıyor?

5-OSMANLI ARŞİVLERİNDEN; Kanuni zamanında işletilen "ZÜMRÜT-ELMAS-TOPAZ..." sahalarının kayıtlarını KİMLER ÇALDI?! İlgili sayfalar niye kopuk?

6-ETİBANK ELMAS-ZÜMRÜT-TOPAZ sahasını nasıl bilmeden (!) boşalttı!

Oysa İNGİLİZLER bölgeyi nereden biliyorlar?

7-Türkiye'de yok denilen ZÜMRÜT-ELMAS-TOPAZ madenleri sahası nerede, hangi bölge ve şehrimizde?

8- KANUNİ zamanındaki GİZLENEN SAHAYA ne oldu?.. Atıl mı bırakıldı; atalete mi düşüldü, yoksa ihanete mi?

TSK EMEKLİSİ ÜST RÜTBELİ SUBAY

ELMAS-ZÜMRÜT YATAKLARINDAN NASI HABERDAR OLUYOR?

Türk Silahlı Kuvvetlerinde üst düzey rütbeli olmasının yanında üst düzey görevler yapan ifade eden kaynağım; normalinde arabasına kimseyi almamasına rağmen siması nurani bir zatın verdiği pozitif enerjiden de etkilenerek, kendisini arabasına buyur ediyor..

Arabasına aldığı muhterem şahıs, yol arkadaşlığı sırasında isminin Hasan Basriolduğunu ve Afyon Seyyidler bölgesinde yaşadığını, senede bir kere gelip buraların sebil çeşme sularını tamir ettiğini söylüyor. Arabadan inerken de imalı imalı bakarak, ismini verdiği bir bölgeyi (!) mutlaka araştırması gerektiğine dikkat çekiyor..

Arabadan inip ayrıldıktan sonra nedense Hasan Basri adındaki bu zat hakkında detaylı araştırma yapma hissi duyuyor. Yol arkadaşının yaşadığı bölge olanSeyyidler bölgesinde hem isim hem de tarif olarak kendisiyle ilgili bir araştırma yapıyor.

Orada, yaşayan böyle birisi olmadığını fakat Seyyid Hasan Basri adında birisinin türbesinin olduğunu öğreniyor. Üstelik kendisine söylediği; senede bir gelir buraların hayrat çeşmelerini onarırım sözünden de anlaşılacağı arabasına aldığı şahsın söylediğiyle, türbedeki Hasan Basri Efendi’nin menkıbesinin örtüştüğüne dikkat eder:

“Bektaşi Menakıbına göre Seyyid Hasan Basri, Karaca Ahmet Sultan,Yargeldi Sultan (Akşemsettin) ve Hayran Veli Sultan arkadaştırlar. Eğitimlerini tamamlayıp Afyon’a gelirler ve dolaşırlarken susarlar ve namaz vakti gelmiştir. Karaca Ahmet Sultan asasını yere vurur ve yerden su fışkırır. Çıkan su ile işlerini hallederler. Bu suyun çıktığı yere bir çeşme yapılır. Bu çeşme bugün Olucak Çeşmesi’dir.

Yani, o gün fışkıran bu suyun hala kendileri tarafından Allah’ın izni ve tasarrufunun devam ettirildiği anlaşılır.. Tabii anlayana..

Bu ilahi işaret üzerine de;

Bölgeye gidip, ilgili araştırmalara başlar..

Emekli KOMUTAN kendisi şahsen zaman zaman bölgeye gidiyor mercimek tanesi büyüklüğünden nohut tanesine kadar ve daha da büyüklükte çeşitli renklerde kristalize madenler toprağın dahi üzerine çıkmış durumda 4-5 metre kazıldıkça her taraf bu kristalize madenlerle adeta kaynıyor..

Bölge; yaklaşık 5000 hektar ancak son yıllardaki maden kanunu göre 2000 hektar alınabiliyormuş..Enteresan bölge bir süre önce ETİBANK’ta olmasına rağmen işletilmediği için (hangi devlet aklına hizmetse…) 3 yıl evvel atıl saha diye ETİBANK’tan düşürüldüğünü tesbit ediyor..

Şahsıma (Hakan Yılmaz ÇEBİ) yaptığı açıklamada,

Buradan numuneler aldım. Küvette yıkadım, eledim.. Numuneleri ilgili pek çok kurum ve uzmana bizzat getirdim, incelettim. İstanbul Teknik Üniversitesi ( İTÜ), Kapalıçarşı esnafları vb.

RUSYA’daki bağlantı kurduğum ilgili yerler dahil her yerden dönüşler oldu..

-“Bundan ne kadar var, biz buların tamamına talibiz dediler..”

Sadece elimde olan ancak hiç bölgeden bahsetmeden, “152 kilo 300 gram”dedim.. Bana ,”İstanbul’u mu alacan “ dediler.

Daha sonra, Kıbrıs-ABD vatandaşı aynı zamanda. Uluslararası trafiği çok geniş (İngiliz Borsası, Mısır’daki dernekler, Gürcistan vb) M. M. İsimli kolu uzun, küresel bağlantılı bir şahısla ve bu şahsın isim ve soyisim baş harflerinden oluşan bir ortaklık kuruyorlar. Fakat Haziran ayında (2015) bölgenin işletme süresi dolmasına rağmen henüz bölge ile ilgili çalışma yapmamışlar..

*Afyon’la ilgili Amerikalılar uzun bir süredir sinyal alıyorlar..

MTA’nı en deneyimli uzmanlarından Y. T. De, özel bilgi verip, “bu sahayı özellikle alın” diyor..

ÜST RÜTBELİ SUBAY:

DAHA SONRA BU BÖLGEYLE İLGİLİ TARİHSEL GELİŞMELERİ ARAŞTIRDIM

Osmanlı Devleti özellikle Kanuni Sultan Süleyman zamanında bu bölgede Zümrüt madeni işletirmiş. İşin ilginci yer altı madenlerine ve istihbaratına çok yakın ilgi duyan İNGİLİZLER, I. Dünya Savaşı sırasında bu bölgeye gelerek zümrüt ve yakut çıkarmışlar. Osmanlı arşivlerinde bu konuda kayıtlı defterlerin bu bölgeyle ilgili sayfası da koparılmış! (*Neden acaba? Niye şaşırmadıysak… Yazının sonunda bu kişinin kim olduğuna ulaştığımız bir mesajı okuyacaksınız… Hakan Yılmaz ÇEBİ)

Neyse, kristalize taşlardan yeşil renk buldum, saf beyaz renk buldum atladım İTÜ (İstanbul Teknik Üniversitesi) ne gittim. Prof. I. E.’ye uğradım, bunları incelettik.. Yeşil renktekiler ZÜMRÜT; beyaz olanlar ELMAS..

OYSA TÜRKİYE’DE JEOLOJİK OLARAK

ELMAS VE ZÜMRÜT OLAMAZ DENİR

Çorum Üniversitesinden T. A.’ya elimdeki taşları gönderdim bir süre sonra aradı. Malzemeyle ilgili elmas, topaz, zirkon arasında bir maden dedi. Zirkondan daha değerli demiş. Bu malzemelerden daha ne kadar var dedi.

Bu maden sertlik değerine göre kıymetleniyor:

ELMAS 10

ZÜMRÜT 9

TOPAZ 8

ZİRKON 7

Bir ara Florya semtinde deniz kıyısında yalıları olan İngiliz A. adında bir adamla temas kuruyor İzmit’te buluşuyor. Bu adam bir süre sonra tekrar ortadan kayboluyor. Gürcistan’da, Kızıldeniz’de petrol çalışmaları varmış.

Afyonkarahisar’daki elmas-zümrüt sahasında yüzde 25 hissesi var yüzde 75 şirketin de şifreli isim babası M&M ait.

(…)

----------------

ARAŞTIRMAMIZLA İLGİLİ İKİ ÖNEMLİ MESAJ

GEREKLİ YERLERİ NOKTALAYARAK (!) VEREBİLİYORUM:

Hakan bey bahse konu başlıkları hakkında bilgilere ulaşmış olduğunuzu düşünüyorum.. Fakat yakinen bildiğim bir konuyu da paylaşmadan edemeyeceğim.. Kanuniye ait sahalardan olup yine Kanuni tarafından işletmeciliği yahudi (yahut ermeni net hatırlamıyorum) devredilmesine öfkelenerek alan ve satanların öldürülerek galerileri kapattırdığı saha Eskişehir Sivrihisar sınırlarında. Etibank arşivlerindeki Osmanlıca bir kitaptan harita ve bilgilerin yer aldığı sayfayı yırtarak alan dönemin Etibank daire başkanlarından (şimdi 77 yaşında olan zatı yakinen tanırım. Devlet içinde Ecevit "in ilk Basbakanlığından, rahmetli Turgut Özal'ın ölümüne kadar aktif görev almış biridir. Aktifliği konusunda hala şüphelerim olsa da bilirkişilik için arasıra bilgisine başvurulduğunu biliyorum..araştırmalarınız sırasında bu isim karşınıza çıktı mı bilmiyorum ama bu konuda her türlü sırra vakıf tam bir karakutu olduğunu söyleyebilirim..oldukça ketumdur gerçekte nereye çalıştığından da emin değilim ama ilgilenirseniz ismini verebilirim..bahsettiğim sahanın ruhsatı bir yakınının üzerinde emanet.. selam ve duayla..Allah'a emanet olun.

YOK DENİLEN ELMAS ve ZÜMRÜT YATAKLARIMIZ Araştırmacı yazar Hakan Yılmaz Çebi kaleme aldığı ''Yok' Denilen Elmas - Zümrüt Yataklarımız...' başlıklı yazısında Türkiye'nin maden zengini bir ülke olduğunu ve bunun da ABD ile İngiliz arşivleri tarafından tescillendiğini söyledi.İşte Hakan Yılmaz Çebi'nin ilgili yazısı:Kudret-i İlahinin; yeryüzündeki sırlı ilimlerini emanet ettiği Hz.Hızır’ın, 40 yıl yoldaşlığını yapan LÂDİKLİ AHMET HUDAİ Hazretleri; yanındakilere,"Evlat, TÜRKİYE'DE çıkaracağınız MADENLERE tüm dünya gıpta ile bakacak"derdi.Türkiye Madenciler Konseyi Başkanı İsmet Kasapoğlu; şahsımın 133 program gerçekleştirdiği HAZIR KITA Programlarının birinde; "Maden sahası olarak Türkiye'nin ancak % 30'u aranmış; oysa yüzde 70'inden haberimiz yok..."diyordu.Diğer taraftan, 1940-60 arası Türkiye gelen ve gezmedik-incelemedik yer bırakmayan Alman Arkeologlar , Türkiye'nin maden potansiyelini bizden daha iyi biliyorlar..Son yıllarda uydulardan yapılan tespitler; ABD-İngiliz arşivleri TÜRKİYE'NİN EN DEĞERLİ MADEN ÜLKESİ olduğunu tescilliyor.KANUNİ ZAMANINDA İŞLETİLEN ELMAS YATAKLARI…"İçinizden biri, rızık talebini bırakıp da mescitte oturmasın. Kim böyle yapar ve Allah’ım beni rızıklandır, derse, şüphesiz bu sünnete aykırıdır. Bilirsiniz ki, gökten ne altın yağar, ne de gümüş."Ey vicdanını kaybetmemiş, şüheda torunları:TÜRKİYEMİZ’de yok denilen oysa KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN zamanında dahi işletilen ELMAS, ZÜMRÜT, ZİRKON, TOPAZ madenleriyle ilgili daha önce başlıklar halinde verdiğim bilgilere sizlerin de önemli veriler ekleyerek, kamuoyuna ulaştıracağınıza inanıyorum. Tıpkı, yazının son kısmında bu yazımız üzerine gelen önemli mesajları gönderen duyarlı insanlarımız, değerlerimiz gibi..Öncelikle tekrar başlıkları hatırlatalım:TÜRKİYE'de; YOK DENİLEN oysa gizlenen ZÜMRÜT- ELMAS-TOPAZ madenleriyle ilgili DERLEDİĞİM ÖZEL GÖRÜŞMENİN kamuya yansıtabilecek başlıkları:1-TÜRKİYE'deki özel maden sahaları HANGİ DIŞ İSTİHBARAT yapıları tarafından; TAŞERON İŞLETME ve şahıslar üzerinden ALINIYOR, DEVREDİLİYOR?2-ÖZEL KUVVETLER dâhil; TÜRKİYE'nin GİZLENEN MADEN SAHALARI ile ilgili kimler neleri biliyorlar?Pek çok MADEN devletin kayıtlarında neden farklı?! Örneğin Uranyum sahaları neden kireçtaşı aranıyor diye ruhsatlandırılıyor? DIŞ İSTİHBARAT bağlantılı taşeron işletme ve şahıslara verilen değerli madenler gerçek hüviyetiyle mi işletiliyor? Devleti aldatılanlar kimler?! Devletin kurumlarındaki bu Siyonist-masonik bağlantılı hainler-satılık raportörler-araştırmacılar-uzmanlar kim? Bunlar REFLEKS VERMESİ GEREKEN UNSURLAR TARAFINDAN yeterince biliniyor ve takip ediliyor mu?..3-RİCAL-İ GAYB; Anadolu'da GİZLENEN-SAKLANAN MADENLER hakkında nasıl bilgi veriyor! Kimleri, ne için koruyorlar?4-TÜRKİYE'NİN EMANETLERİ kimleri bekliyor? TÜRKİYE'DE gizlenen ZÜMRÜT-ELMAS-TOPAZ yatakları ile ilgili SEYYİD HASAN BASRİ'nin, aniden yoluna çıkıp arabasına bindiği KİŞİYE; TÜRKİYE'DEKİ ELMAS-ZÜMRÜT yataklarıyla ilgili (manen) verdiği özel bilgiler! Tasarruf evliyaları kimleri nasıl uyarıyor?5-OSMANLI ARŞİVLERİNDEN; Kanuni zamanında işletilen "ZÜMRÜT-ELMAS-TOPAZ..." sahalarının kayıtlarını KİMLER ÇALDI?! İlgili sayfalar niye kopuk?6-ETİBANK ELMAS-ZÜMRÜT-TOPAZ sahasını nasıl bilmeden (!) boşalttı!Oysa İNGİLİZLER bölgeyi nereden biliyorlar?7-Türkiye'de yok denilen ZÜMRÜT-ELMAS-TOPAZ madenleri sahası nerede, hangi bölge ve şehrimizde?8- KANUNİ zamanındaki GİZLENEN SAHAYA ne oldu?.. Atıl mı bırakıldı; atalete mi düşüldü, yoksa ihanete mi?TSK EMEKLİSİ ÜST RÜTBELİ SUBAYELMAS-ZÜMRÜT YATAKLARINDAN NASI HABERDAR OLUYOR?Türk Silahlı Kuvvetlerinde üst düzey rütbeli olmasının yanında üst düzey görevler yapan ifade eden kaynağım; normalinde arabasına kimseyi almamasına rağmen siması nurani bir zatın verdiği pozitif enerjiden de etkilenerek, kendisini arabasına buyur ediyor..Arabasına aldığı muhterem şahıs, yol arkadaşlığı sırasında isminin Hasan Basriolduğunu ve Afyon Seyyidler bölgesinde yaşadığını, senede bir kere gelip buraların sebil çeşme sularını tamir ettiğini söylüyor. Arabadan inerken de imalı imalı bakarak, ismini verdiği bir bölgeyi (!) mutlaka araştırması gerektiğine dikkat çekiyor..Arabadan inip ayrıldıktan sonra nedense Hasan Basri adındaki bu zat hakkında detaylı araştırma yapma hissi duyuyor. Yol arkadaşının yaşadığı bölge olanSeyyidler bölgesinde hem isim hem de tarif olarak kendisiyle ilgili bir araştırma yapıyor.Orada, yaşayan böyle birisi olmadığını fakat Seyyid Hasan Basri adında birisinin türbesinin olduğunu öğreniyor. Üstelik kendisine söylediği; senede bir gelir buraların hayrat çeşmelerini onarırım sözünden de anlaşılacağı arabasına aldığı şahsın söylediğiyle, türbedeki Hasan Basri Efendi’nin menkıbesinin örtüştüğüne dikkat eder:“Bektaşi Menakıbına göre Seyyid Hasan Basri, Karaca Ahmet Sultan,Yargeldi Sultan (Akşemsettin) ve Hayran Veli Sultan arkadaştırlar. Eğitimlerini tamamlayıp Afyon’a gelirler ve dolaşırlarken susarlar ve namaz vakti gelmiştir. Karaca Ahmet Sultan asasını yere vurur ve yerden su fışkırır. Çıkan su ile işlerini hallederler. Bu suyun çıktığı yere bir çeşme yapılır. Bu çeşme bugün Olucak Çeşmesi’dir.Yani, o gün fışkıran bu suyun hala kendileri tarafından Allah’ın izni ve tasarrufunun devam ettirildiği anlaşılır.. Tabii anlayana..Bu ilahi işaret üzerine de;Bölgeye gidip, ilgili araştırmalara başlar..Emekli KOMUTAN kendisi şahsen zaman zaman bölgeye gidiyor mercimek tanesi büyüklüğünden nohut tanesine kadar ve daha da büyüklükte çeşitli renklerde kristalize madenler toprağın dahi üzerine çıkmış durumda 4-5 metre kazıldıkça her taraf bu kristalize madenlerle adeta kaynıyor..Bölge; yaklaşık 5000 hektar ancak son yıllardaki maden kanunu göre 2000 hektar alınabiliyormuş..Enteresan bölge bir süre önce ETİBANK’ta olmasına rağmen işletilmediği için (hangi devlet aklına hizmetse…) 3 yıl evvel atıl saha diye ETİBANK’tan düşürüldüğünü tesbit ediyor..Şahsıma (Hakan Yılmaz ÇEBİ) yaptığı açıklamada,Buradan numuneler aldım. Küvette yıkadım, eledim.. Numuneleri ilgili pek çok kurum ve uzmana bizzat getirdim, incelettim. İstanbul Teknik Üniversitesi ( İTÜ), Kapalıçarşı esnafları vb.RUSYA’daki bağlantı kurduğum ilgili yerler dahil her yerden dönüşler oldu..-“Bundan ne kadar var, biz buların tamamına talibiz dediler..”Sadece elimde olan ancak hiç bölgeden bahsetmeden, “152 kilo 300 gram”dedim.. Bana ,”İstanbul’u mu alacan “ dediler.Daha sonra, Kıbrıs-ABD vatandaşı aynı zamanda. Uluslararası trafiği çok geniş (İngiliz Borsası, Mısır’daki dernekler, Gürcistan vb) M. M. İsimli kolu uzun, küresel bağlantılı bir şahısla ve bu şahsın isim ve soyisim baş harflerinden oluşan bir ortaklık kuruyorlar. Fakat Haziran ayında (2015) bölgenin işletme süresi dolmasına rağmen henüz bölge ile ilgili çalışma yapmamışlar..*Afyon’la ilgili Amerikalılar uzun bir süredir sinyal alıyorlar..MTA’nı en deneyimli uzmanlarından Y. T. De, özel bilgi verip, “bu sahayı özellikle alın” diyor..ÜST RÜTBELİ SUBAY:DAHA SONRA BU BÖLGEYLE İLGİLİ TARİHSEL GELİŞMELERİ ARAŞTIRDIMOsmanlı Devleti özellikle Kanuni Sultan Süleyman zamanında bu bölgede Zümrüt madeni işletirmiş. İşin ilginci yer altı madenlerine ve istihbaratına çok yakın ilgi duyan İNGİLİZLER, I. Dünya Savaşı sırasında bu bölgeye gelerek zümrüt ve yakut çıkarmışlar. Osmanlı arşivlerinde bu konuda kayıtlı defterlerin bu bölgeyle ilgili sayfası da koparılmış! (*Neden acaba? Niye şaşırmadıysak… Yazının sonunda bu kişinin kim olduğuna ulaştığımız bir mesajı okuyacaksınız… Hakan Yılmaz ÇEBİ)Neyse, kristalize taşlardan yeşil renk buldum, saf beyaz renk buldum atladım İTÜ (İstanbul Teknik Üniversitesi) ne gittim. Prof. I. E.’ye uğradım, bunları incelettik.. Yeşil renktekiler ZÜMRÜT; beyaz olanlar ELMAS..OYSA TÜRKİYE’DE JEOLOJİK OLARAKELMAS VE ZÜMRÜT OLAMAZ DENİRÇorum Üniversitesinden T. A.’ya elimdeki taşları gönderdim bir süre sonra aradı. Malzemeyle ilgili elmas, topaz, zirkon arasında bir maden dedi. Zirkondan daha değerli demiş. Bu malzemelerden daha ne kadar var dedi.Bu maden sertlik değerine göre kıymetleniyor:ELMAS 10ZÜMRÜT 9TOPAZ 8ZİRKON 7Bir ara Florya semtinde deniz kıyısında yalıları olan İngiliz A. adında bir adamla temas kuruyor İzmit’te buluşuyor. Bu adam bir süre sonra tekrar ortadan kayboluyor. Gürcistan’da, Kızıldeniz’de petrol çalışmaları varmış.Afyonkarahisar’daki elmas-zümrüt sahasında yüzde 25 hissesi var yüzde 75 şirketin de şifreli isim babası M&M ait.(…)----------------ARAŞTIRMAMIZLA İLGİLİ İKİ ÖNEMLİ MESAJGEREKLİ YERLERİ NOKTALAYARAK (!) VEREBİLİYORUM:Hakan bey bahse konu başlıkları hakkında bilgilere ulaşmış olduğunuzu düşünüyorum.. Fakat yakinen bildiğim bir konuyu da paylaşmadan edemeyeceğim.. Kanuniye ait sahalardan olup yine Kanuni tarafından işletmeciliği yahudi (yahut ermeni net hatırlamıyorum) devredilmesine öfkelenerek alan ve satanların öldürülerek galerileri kapattırdığı saha Eskişehir Sivrihisar sınırlarında. Etibank arşivlerindeki Osmanlıca bir kitaptan harita ve bilgilerin yer aldığı sayfayı yırtarak alan dönemin Etibank daire başkanlarından (şimdi 77 yaşında olan zatı yakinen tanırım. Devlet içinde Ecevit "in ilk Basbakanlığından, rahmetli Turgut Özal'ın ölümüne kadar aktif görev almış biridir. Aktifliği konusunda hala şüphelerim olsa da bilirkişilik için arasıra bilgisine başvurulduğunu biliyorum..araştırmalarınız sırasında bu isim karşınıza çıktı mı bilmiyorum ama bu konuda her türlü sırra vakıf tam bir karakutu olduğunu söyleyebilirim..oldukça ketumdur gerçekte nereye çalıştığından da emin değilim ama ilgilenirseniz ismini verebilirim..bahsettiğim sahanın ruhsatı bir yakınının üzerinde emanet.. selam ve duayla..Allah'a emanet olun.






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız: