.
SüS TaŞLaRı
Doğal Kıymetli TaŞLaR

OPAL GRUBU.....



 




OPAL :  KUVARS-AMORF (QUARTZ-AMORF)

Kimyasal Grubu : Silikat

Kimyasal Formülü : SiO2 .nH2O (Sulu silisyum dioksit. Su oranı toplam ağırlığın %3 - %21 arasındadır.Fakat genellikle %6-%10arasındadır. ) 

Bileşiğindeki Elementler : Silisyum, Oksijen + Su+ Eklenti; Demir, Alüminyum, Kalsiyum, Sodyum,Potasyum, Magnezyum,  Manganez, Nikel, Krom, Uranyum

Sertliği :  Opal genellikle çoğu kaynaklarda 5,5 sertliğinde bilinir. Bu tamamen doğru değildir. Bazı opallerin sertliği 4,5 gibi, bazılarının ise 6,5 civarındadır.

Kristal Yapısı : Amorf. Opal şekilsiz oluşur. Opal bir mineral değil mineraloyıt'tir (mineraloıd). Bir mineral standartlara göre mutlaka bir kristal yapıya sahip olması gerekmektedir. Çoğu bilimsel gruplar ve bilgilerinde (Dana'nın Mineral sistemlerinde) opal gerçek minerallerle beraber gruplandırılmıştır. Bu sonuca göre opal bir mineraloidin sahip olduğu kesin değerler kadar iyidir ve bu düşünce ile de mineral grubu içinde kabul görürler.

Özgül ağırlık : Sıradan opalde -• 1,98-2,25
                         Kıymetli opalde -> 2,10-2,20

Rengi : Opal aslında renksizdir. Ancak renksizine az rastlanır. İçine karışan materyal nedeniyle değişik renklerde veya çok renkli halde bulunur. Örneğin demir ve mangan ağırlıklıları turuncu, nikel ve krom ağırlıklıları yeşil renktedir.Renksiz, beyaz, sarı, turuncu, kırmızı, mor, mavi, yeşil, gri, kahverenklı ve siyahtır. Bunlar esas alınan bazı opal renkleridir. Şüphesiz ki opaller farklı yönlerden görüntülendiğinde, ters çevrildiğinde veya ışık kaynağı hareketinde farklı renkler gösterebilirler. Renklerin oyunu (play of color) olarak adlandırılan bu olgu, bir kayaca renk parıltısı verir veya kayaçtan kayaca değişen farklı renklerin parıltısını verir. Pek çok opalde renk oyunu (play of color) gerçekten müstesna ve eşsizdir. Renk oyunu olarak adlandırılan opallerin gösterisi oldukça kıymetlidir. Bu şekilde görünümü olmayanlara sıradan adı verilir ki çok az değerlidir veya tamamen değersizlerdir.

Çizgi rengi: Beyaz.

Parlaklık : Genellikle cam gibi fakat aynı zamanda inci gibi, cilalı veya reçinemsi olabilir.

Dilinim : Yok.

Kırılma : Konkoidal (midye kabuğu).

Sağlamlık : Kolay kırılır, gevrek.

Yapısal Görünümü : Saydam ve yarı saydam

Diğer özellikler : Bazı örneklerde zengin renk oyunu vardır. Sıradan opaller bazen açık yeşil, aynı zamanda parlak yeşil, parlak mavi, mor ve beyaz renkte flouresans özelliği gösterir

Bulunuşu :  hidrotermal sirkülasyonun taşıdığı silisli çözeltilerin çatlak ve katman boşluklarını doldurarak yerleştiği, 3-4 metreye kadar kalınlaşabilen stratiform opal yataklanmaları. tüf ve killi kireçtaşı birimleriyle, bazalt ve killi kireçtaşı birimleri arasında gözlenebilmektedir.Opal toprak yığınında ve yer kabuğunda damarlar gibi masif, kabarık, böbreğimsı, sarkıt, toprağımsı ve yumrular şekilde bulunur

Oluşumu : Opal genellikle volkanik bölgelerde hidrotermal sular ve gayzerlerden oluşurlar. Ayrıca kayaların çatlak ve boşluklarında bazen de solüsyon olarak oluşmaktadır. Opal ultrabazık kayaçların ayrışması olarak sılıkaların bozuşmasıyla oluşurlar Silikatların
kristal yapılarının ayrışmasıyla serbest hale gelen sılıka once eriyiğe (Silisik asit H4S1O4) dcnuşur Bu durum eluvıal zonda yada demir, alüminyum ve diğer elementlerin hıdroksıtlerıyle beraber metazomatık olarak çokelmesıyle gerçekleşir. Geniş opal yataklan denizel vadilerin kıyı zonlanna nehir sularının getirdiği sılıka solüsyonlarının çokelmesıyle sedimantasyonla da oluşur,

Türkiye'de Eskişehir, Kütahya, Bilecik, Afyon ve Erzurum sınırları içinde opal oluşumları şekillenmiştir Çok değişik renk ve kalitede opal
varlığı mevcuttur . Kutahya-Sımav-Şaphane Ateş opal yataklan Osmanlı zamanında işletildiği bilinmektedir Kıymetli Opal veya diğer adıyla Irıze opalin ana yurdu Avustralya olarak kabul edilebilir Türkiye'de de özellikle Eskişehir, Bilecik, Kütahya, Afyon ve Erzurum illerinde volkanik faaliyetlerin etkin olduğu yörelerde ve serpantinleşmiş ultrabazıkler üzerine gelen Eosen konglomeralarında hemen hemen her çeşit ve renkte opal oluşumlarına rastlanılır . Opal oluşumları magnezıt yataklaşmaları ile yakın ilişkilidir Eskişehir Dereyalak koyu civarından ekonomik boyutta opal çakılları, konglomeraları oluşturur Eskışehır-Sıvrıhısar-Karkın sut opalleri ağsal damarlar halinde serpantınıtlerı kesmiş olarak gözlenir . Afyon Bayat bölgesinde de, breşik-dendritli ve homojen-dendritlı yapılarda, beyaz, sarı, turuncu, siyah, kahve ve yeşil renklerde, moss opal türü (Si02.nH 02) süs taşları bulunmaktadır. Afyon-Bayat opal çakılları yosunlu opal, süt opali, jasper-opal ve yer yer kalsedon şeklinde görülmektedir. Özellikle Bayat çıkışında hemen yol güzergahının sağında ve solunda (mağaralar bölgesinde) çeşitli opal çakıltaşları görülebiliyor. Opaller ekseriyetle jasper-opal, chlor-opal , bejimsi ve bal rengi opaller şeklinde. Opalit türü opal kalsedon karışımı oluşumlar da görülmektedir. Tabakalı manyezit oluşumları yer yer opal oluşumlarına eşlik etmektedir. Opallerde sıkça siyahca dendritik mangan oluşumlarına rastlanmaktadır. Yer yer opaller, önceden oluşmuş olan autinit minerallerinin yerlerine sübstitüsyon yolu ile yerleşmişdir. Eskişehir-İnönü'de dendritli opal ve Eskişehir-Karkın'da süt opali oluşumlarına da rastlanmaktadır. Bursa-Harmancık ve Kütahya-Simav'da ateş opali oluşumlarına rastlanmaktadır. Bursa'daki ateş opali kahverengimsi olmakla beraber Kütahya'da tipik dünyaca ünlü turuncumsu kırmızı ateş opali oluşumları görülmektedir. Erzurum-Şenkaya zümrüt opali oluşumları da Türkiye'deki yeşil opal oluşumları içinde önemlidir. Şenkaya opallerinde manzara oluşumları özellikle tipiktir.

Çıkarıldığı Başlıca Ülkeler : Avustralya, Afrika, Meksika, Peru, Macaristan






Opal (SiO2•n(H2O))   kuvars gibi bir SiO2 mineralidir. Ondan bir farkı bileşiminde H2O bulunmasıdır. Diğer önemli fark ise opalin amorf, kuvarsın kristal yapıya sahip olmasıdır. Opal beyaz, sarı, kırmızı, kahverengi ve mavi renklerde olabilir. Bazı örneklerde opal parıltısı adı verilen özel bir parıltı (opalite)  vardır.

Opal, kuvarsın kristal olmayan, yağsı ve camsı bir görünümde saydam olmayanlarıdır. Nadiren yarı saydam olanlarına rastlanmaktadır. Değerli taş olarak kullanılan opal türleri genellikle janjanlı olurlar ve hareket ettirildiklerinde ışık oyunları sergilerler. Bu bakımdan ‘gökkuşağı taşı’ olarak da bilinirler. Bazıları ise ona ‘panzehir taşı’ demişlerdir. Değerli opallerin verdiği renkli ışıklar, taşın içindeki ince silica kürelerinin ısınlarının sapması ve kırılması sonucu oluşur. Küreler ne kadar büyük olursa renk çeşitliliği de o kadar çok olur. Opal bileşiminde %3 ile %10 arasında su bulundurur. Eğer belli oranda ısıtılırsa içindeki suyu kaybeder ve kristalleşerek kuvars ya da kalsedona dönüşür. Sertliği 5 ile 6.5 arasında olan opale ünlük kullanımında kırılmaması için özen gösterilmesi gerekir. Kırılma yüzleri konkoidal ve parlaktır. Sertliği ve özgül ağırlığı içerdiği su içeriğine göre değişirse de her zaman kuvarstan daha azdır. Opal yüzeylerinde görülen yansımaya opalesans. Opaller hidrotermal orjinlidirler ve alkali sularda diğer silis türlerine göre daha fazla erir. Bunun yanı sıra sıcağa, güneş ışığı ve ısı değişimlerine hassas olduğu unutulmamalıdır. Öyle ki opal, avuç içinde bir süre ovalanırsa renk değiştirdiği gözlenebilir. Bu özelliğe sahip başka bir taş yoktur.

 

 




Kökleri eski Yunanca ve Sanskrit dillerinden gelen opal kelimesi, bu dillerde kıymetli taş anlamında kullanılmıştır. Roma döneminde zümrütten sonra en değerli taş olarak opal geliyordu. Opale, sıcak su kaynaklarına yakın yerlerde ve nikel madeninin bulunduğu alanlarda daha sıklıkla rastlanmaktadır. Türkiye’de Afyon, Çanakkale, Eskişehir ve Kütahya gibi illerimizde opal yatakları bulunmaktadır. Dünyada opal yatakları açısından en zengin ülkelerin başında Avustralya gelmektedir. Onu Meksika izlemektedir. Bu iki ülke dünya opal üretiminin çoğunu ellerinde bulundurmaktadırlar. Opal aslında renksizdir ancak bu tip opale ender rastlanır. Opal genellikle beyaz, turuncu, kırmızı, sarı, mavi, siyah, yeşil, mor renklerde olmaktadır. Bunlardan siyah olup içinde kırmızı, yeşil ve mavi tonlar bulunduran opaller Avustralya’dan çıkartılır ve çok değerli olarak kabul edilirler. Doğal opallerin pahalı olması piyasada sentetik opallerin yapılmasına neden olmuştur. Sentetik opaller aynı gerçekleri gibi janjanlı bir yapıdadırlar. Opal satın almadan önce taşın doğal olduğundan emin olmak önemlidir. Opaller renklerine ve başka bazı kriterlere göre sınıflandırılmışlardır. Değerli taş olarak kullanılan opal çeşitleri uluslararası sınıflamaya göre 99 tanedir. Bunların içinden yaygın olanları hakkında aşağıda kısaca bilgi vereceğiz.

Türleri   

OPAL   (OPAL)                 
Ateş Opali      (Fire Opal)                           
     Kırmızı Ateş Opali                           
     Turuncu Ateş Opali                           
Kıymetli Opal   (Precious Opal)                             
   Beyaz (Süstlü) Opal                              
   Siyah Opal                          
Sıradan Opal  (Common Opal)                               
   Dentritli Opal


 







Opal Grubu (Opal)
Opal, kuvarsın kristal olmayan bir çeşididir. Yağsı ve camsı bir görünümde saydam olmayan bir yapısı vardır. Nadiren yarı saydam olanlarına rastlanmaktadır. Değerli taş olarak kullanılan opal türleri genellikle janjanlı olurlar ve hareket ettirildiklerinde ışık oyunları sergilerler. Bu bakımdan ‘gökkuşağı taşı’ olarak da bilinirler. Bazıları ise ona ‘panzehir taşı’ demişlerdir. Değerli opallerin verdiği renkli ışıklar, taşın içindeki ince silica kürelerinin ısınlarının sapması ve kırılması sonucu oluşur. Küreler ne kadar büyük olursa renk çeşitliliği de o kadar çok olur. Opal bileşiminde %3 ile %10 arasında su bulundurur. Eğer belli oranda ısıtılırsa içindeki suyu kaybeder ve kristalleşerek kuvars ya da kalsedona dönüşür. Sertliği 5 ile 6.5 arasında olan opale ünlük kullanımında kırılmaması için özen gösterilmesi gerekir. Bunun yanı sıra sıcağa, güneş ışığı ve ısı değişimlerine hassas olduğu unutulmamalıdır. Öyle ki opal, avuç içinde bir süre ovalanırsa renk değiştirdiği gözlenebilir. Bu özelliğe sahip başka bir taş yoktur.
Kökleri eski Yunanca ve Sanskrit dillerinden gelen opal kelimesi, bu dillerde kıymetli taş anlamında kullanılmıştır. Roma döneminde zümrütten sonra en değerli taş olarak opal geliyordu. Opale, sıcak su kaynaklarına yakın yerlerde ve nikel madeninin bulunduğu alanlarda daha sıklıkla rastlanmaktadır. Türkiye’de Afyon, Çanakkale, Eskişehir ve Kütahya gibi illerimizde opal yatakları bulunmaktadır. Dünyada opal yatakları açısından en zengin ülkelerin başında Avustralya gelmektedir. Onu Meksika izlemektedir. Bu iki ülke dünya opal üretiminin çoğunu ellerinde bulundurmaktadırlar. Opal aslında renksizdir ancak bu tip opale ender rastlanır. Opal genellikle beyaz, turuncu, kırmızı, sarı, mavi, siyah, yeşil, mor renklerde olmaktadır. Bunlardan siyah olup içinde kırmızı, yeşil ve mavi tonlar bulunduran opaller Avustralya’dan çıkartılır ve çok değerli olarak kabul edilirler. Doğal opallerin pahalı olması piyasada sentetik opallerin yapılmasına neden olmuştur. Sentetik opaller aynı gerçekleri gibi janjanlı bir yapıdadırlar. Opal satın almadan önce taşın doğal olduğundan emin olmak önemlidir. Opaller renklerine ve başka bazı kriterlere göre sınıflandırılmışlardır. Değerli taş olarak kullanılan opal çeşitleri uluslararası sınıflamaya göre 99 tanedir. Bunların içinden yaygın olanları hakkında aşağıda kısaca bilgi vereceğiz.
 
Ateş opallerinde taşın zemini turuncu, sarı ve kırmızı tonlarındadır. Koyu kırmızı tonlarda olanları daha değerli kabul edilmektedir. Meksika’da çıkartılan ‘Meksika ateş opali’ bu anlamda en bilinen opal çeşididir. Bu çeşit opalde renk oynaması fazla değildir. Kızılderililerde kutsal ay taşlarından biridir. Ülkemizde Kütahya yöresinde çıkartılmaktadır.
 
Avustralya’dan çıkartılan ve nadir bulunan bu opal, rengi ile dikkat çeken en değerli opaller arasında kabul edilmektedir. Taşın zemini karanlık bir ton gösterir. Bu ton genelde siyah, mavi, kırmızı, yeşil, kahverengi veya gri olmaktadır. Bu arka fon üzerinde yer alan gökkuşağı tonlarındaki dalgalanmalar etkileyicidir.
 
Saydam ve jelatine benzer bir görünümde mavimsi bir parlaklığı olan opaldir. Jelimsi opalde renkler ve ışık, diğer opallerde olduğu gibi küçük parçalar halinde değil taşın içinde dans eder gibi görünmektedir. Meksika’da ateş opali ile birlikte çıkartılır. Nadiren Avustralya’da da bulunmaktadır.
 
İçinde demir mineralleri bulunan, diğer opal çeşitlerine göre daha sert ve dayanıklı bir opal türüdür. Avustralya kökenli olan bu opal türünde dalgalı bir yüzey oluşturan, damarlar ve yama gibi parçalar göze çarpar. Bu nedenle ‘matrix opal’ olarak da adlandırılmaktadır. Dalgalı yüzeyler taşın içinde değişik biçimlerde yer aldığından her parçalı opal birbirinden farklı görünüme sahiptir.
Taşın zemini yarı saydam bir görünümdedir. Bundan dolayı transparan özelliğe sahip bir opal çeşididir. Işığa tutulduğunda gökkuşağı renklerinin görüntüsü etkileyicidir.
 
Bu tip opallerde zemin, renk olarak beyaz, açık sarı ya da krem tonlarda olabilir. Değeri, içindeki kırmızı, mavi, yeşil ışıltıların yoğunluğu ve parlaklığına göre azalıp artmaktadır. Macaristan’da da çıkartıldığı için piyasada ‘Macar Opali’ şeklinde adlandırıldığı da görülmektedir.
 
Milyonlarca yıl önce toprak altında kalmış ağaçların yüksek ısı ve yüksek basınç altında taşlaşmaları sonrası bu tür opaller meydana gelir. Ayırt edici özellikleri bu ağaçlardaki karbonun yerini opal içerikli sıvıların doldurmuş olmasıdır. Ağaç opal, silikanın bir çeşididir. Her renkte karşımıza çıkabilir ancak daha çok orijinal olarak oluştuğu ağaçların tonlarını taşır. Çoğunlukla kahverengi, gri, pembe, kırmızı, menekşe ve sarıya kadar değişiklik gösterebilen alacalı renklerde gelişir. Ağaç opal takı taşı olarak aranılan bir taştır. Süs ve bazı küçük hediyelik eşyaların yapımında da kullanılmaktadır.
 
Süt tonunda beyaz ve donuk renkli bir opal türüdür. Genellikle renk oyunları göstermeyen bir yapısı vardır. Cilalı ve kaygan bir görünümdedir. Yaygın olmamakla birlikte takı taşı ve süs eşyası yapımında kullanılır. İçinde ağaç dallarına benzer yapılanma olanları taş satıcıları tarafından ‘dendiritli opal’ olarak adlandırılmaktadır.
 
Genellikle beyazımsı, sarı, yeşil, gri ve başka renklerde olabilmektedir. Yağımsı bir görünümü ve parlaklığı olan bir taştır. Sanayide çeşitli alanlarda kullanılmaktadır. Değerli taş olarak kullanılmakla birlikte diğer opal çeşitleri gibi renk oyunları göstermediğinden fazla tercih edilmemektedir. İçinde ağaç dallarına benzer yapılanma olanları taş satıcıları tarafından ‘dendiritli opal’ olarak adlandırılmaktadır.

 







Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız: