.
SüS TaŞLaRı
Doğal Kıymetli TaŞLaR

Akik, Agat




Akik / Agat (Agate)
 
Aslında “akik” ve “agat” aynı taşın iki farklı tipidir: Her ikisi de “kalsedon” taşının bir alt türüdür. Eğer kalsedon yarı-şeffaf, çizgisiz ve renk tonu olarak turuncu-kırmızı-kahverengi ise bu “akik (karnelyan ya da karneol olarak da bilinir)” adını alır; eğer yine yarı-şeffaf olur ancak, taşın içerisinde katmanlar (çizgiler, farklı oluşumlar) olursa “agat” adını alır. Türkiye’de genel olarak her ikisi de akik taşı olarak kullanılabiliyor. Yosun Akiğe (Moss Agate) Yosunlu Agat denilmesi, Ateş Akiğine (Fire Agate) Ateş Agatı denilmesi vs. daha doğrudur.

 
Akik, Kalsedon çeşitleri arasında sık rastlanan kendi içinde farklı renkleri ve tipleri olan değerli bir taş çeşididir. Farklı renklerde karşımıza çıkmaktadır. Renk farklılığını yaratan içine karışmış minerallerdir. Genellikle beyaz, sütlü beyaz ve yeşil olmakla birlikte siyah, kahverengi, kırmızı ya da bu renklerin karışımından da meydana gelebilir. Suni olarak renklendirilebilmesi piyasada doğada bulunmayan renklerini de görmemize neden olmaktadır. Akiğin koyu kırmızı renkte olanı daha makbuldür. Eskiden çoğunlukla Yemen’den çıkartılan koyu kırmızı akikler, Osmanlı döneminde ‘Yemen Taşı’ olarak adlandırılıyordu Akik yuvarlak ve ince tabakalar halinde oluşmuş bir taştır. Tabakalar arasındaki farklılıklara göre farklı adlarla anılan akik çeşitleri bulunmaktadır. Doğada büyük kütleler halinde bulunan akik yumruları, dikine olarak plaka şeklinde kesildiğinde oluşum tabakaları, farklı tonları ve birbirini takip eden halkaları ile dekoratif bir görünüm sunar. Akiğin şeritli yapısı onu kalsedondan ayırmamız için önemli bir veridir. Çünkü kalsedonda akikte olduğu gibi şeritli yapı bulunmaz. Akik, takı taşı olarak yüzük, kolye, küpe gibi süs eşyalarının yanı sıra tespih, mühür gibi kullanım eşyalarının yapımında da kullanılmaktadır. Müslümanlarca nazar taşı olarak kabul edilen akik, Kızılderili toplumunda uğur taşları arasındadır.
Akik ve agat günümüzde aynı taşlar için kullanılan isimler olmakla birlikte bu adlandırma aslında gerçeği tam olarak yansıtmaz. Agat (Agate) ilk defa Sicilya’da Achate Irmağı kenarında bulunduğu için bu şekilde isimlendirilmiş bir akik türüdür. Özetle her agat bir akiktir ama her akik agat olarak adlandırılmamalıdır. Çünkü akik adlandırması daha geniş bir aileyi tanımlamaktadır. Agat, bazen opal de içeren şeritli bir kalsedon çeşididir. Şeritler çok renkli olabileceği gibi aynı rengin değişik tonları şeklinde de olabilir. Ankara’da Çubuk ilçesinde renkleri ve desenleri ile dikkati çeken agat yatakları bulunmaktadır. Türkiye’de Bilecik, Bursa, Çanakkale, Eskişehir, İstanbul ve Yozgat illerinde akik yatakları olduğu bilinmektedir. Akik/Agat çeşitleri arasında yaygın olarak rastlananları oniks, yosunlu agat, dendiritli agat, damarlı agat ve ateş agattır.

 







 

Sertliği : 6,5 - 7

Özgül Ağırlığı : 2,57 - 2,65

Kimyasal Grubu : Silikat

Yapısal Görünümü : Yarısaydam, saydam veya opak.

Parlaklığı : Donuk camsı, yağımsı.

Kimyasal Formülü : SiO² + Al, Ca, Fe, Mg, Mn.

Alt Türleri : Mavi Akik, Kırmızı Akik, Yosunlu Akik, Oniks

Uyumlu Olduğu Unsur :Toprak.

Uyumlu Olduğu Şakra :Gırtlak, güneş sinirağı, kök, altkarın.

Uyumlu Olduğu Burç :İkizler (Kırmızı ve Yosunlu Akik), Boğa, Yengeç, Oğlak, Kova

Rengi : Bir merkezden yayılan kuşaklarda farklı renkler olarak kendini gösterir. Kırmızı, gri, beyaz, mavi, kahverengi, yeşil.

Sembolü Olduğu Hususlar : İletişim, duygusal, bedensel ve eterik bedenler.

Çıkarıldığı Başlıca Ülkeler : Türkiye-Ankara, Çin, İtalya, Madagaskar, Meksika, Mısır, Almanya, Hindistan, Brezilya ve Uruguay.

Taşların sırlı şahı, Ölümsüz Taş, ve Yemen Taşı adlarıyla şan bulmuştur. Akik taşı, eski çağlardan beri süs eşyası, mücevher bazen de olumsuz enerjilere karşı koruyucu etmen olarak kullanılır. Bir merkezin çevresinde çeşitli renklerde halkalardan oluşmuş bir görünümdedir. Serttir ve renkli kısımları ışığı geçiren bir yapıya sahiptir.
İsmini Sicilya'da bulunan Achates Nehri'nden almıştır. Agat ve Akit olarak ünlenen taşlar, kırmızı, gri, beyaz, mavi, kahverengi ve yeşil karışımı renklerdedir. Peygamber Efendimiz, akik taşlı bir yüzüğü mühür olarak kullanmıştır. Akik taşına kimileri Ateş Taşı ya da Gezgin Taşı derler.




Oniks / Akik Oniks (Onyx)

Diğer İsimleri : Hacıbektaş Taşı, Balgam Taşı ve Mühresenk ayrıca Ayrılık Taşı

Sertliği : 7

Kimyasal Formülü : SiO2 + Fe, Mn

Uyumlu Olduğu Unsur : Hava

Uyumlu Olduğu Şakra : Kök

 Uyumlu Olduğu Burç : Aslan, Yay, Kova

Rengi :
 Siyah, Gri, Yeşil, kahve tonları ile Düzgün bantları siyah

Çıkarıldığı Başlıca Ülkeler : Hindistan, Mısır, Çin, Meksika, Madagaskar, İtalya, Almanya

Sert bir taş cinsinden olan onixs taşı antik yunan ve roma döneminde oldukça fazla kullanılan ve popüler taşlardan birisiydi. (Oniks) Onixs ismi is Roma mitolojisi ile alakalıdır.
 
Bu taşın hikayesi şöyledir;

Güzellik tanrıçası olan Cupid aşk tanrıçası Venüs'ün yatakta uyurken tırnaklarını keser ve bir çöle bırakır. Çöl kumlarında beklerken oldukça kararan tırnklar bu taş haline glir. Latince onixs kelimesinin Türkçe karşılığı "Tırnak" demektir.


 

Genellikle siyah bazen de kahverengi olabilen düz renk ya da beyaz şeritli bir akik çeşididir. Yunanca’da ‘Onyks’ olarak kullanılan ve tırnak anlamına gelen bu kelime Türkçeye Oniks şeklinde girmiştir. Orta Çağ’da Türkler oniks taşının sara (epilepsi) hastalığına iyi geldiğine inanırlardı. Dilimizde oniks tanımlaması hem bir tür mermer için hem de kalsedon türlerinden yarı değerli bir taş olan akiğin bir çeşidi için kullanılmaktadır.Oniks mermerleri, kalsiyum bikarbonatlı kaynak suların içindeki veya yarıklar içinde dolaşan soğuk suların içindeki CaCO3'ın çökelmesi ile oluşan mermerlerdir, kalsiyum karbonatlardan oluşmuştur. Akik oniks, büyük ölçüde silisyum minerallerinden oluşan bir tür akik taşıdır. ‘Balgam taşı’ da denilen bu taş yuvarlak tabakalıdır. İç yapısı lifli ve hareli olan bir türü ‘kedigözü’ olarak adlandırılır ve takı taşı olarak kullanılır. Buradaki kedigözü, kedigözü kuvars ile ya da beril çeşitlerinden krizoberil (kedigözü) ile karıştırılmamalıdır.



Kaygı azaltıcı, kadın/erkek kutuplaşmasını dengeler ve ilikleri kuvvetlendirir. Kontrol ve denge unsuru bir taş olan Oniks, bağımlılıklardan da kurtulmaya yardım eder. Değerli bir taştır ve kişinin konsantrasyonunu sağladığı gibi nazara karşı da kullanılır. Kimi yerlerde zaman zaman "Ayrılık Taşı" diye de nitelendirilir. Çok çeşitli renkleri olan oniks, kişinin hangi konuda enerji desteğine ihtiyacı varsa onu sağlayan bir taş olarak da bilinir. Gelecek kaygılarını yok ettiği gibi kişilerde farkındalığı da sağlar.

Siyah renge sahip olan bu taş, korku ve kaygı duygularını dengelediği bilinir. Bağımlılıktan kurtulmanızı sağlar. Kendisine taşıyan kişilere enerji verdiği bilinir. Kova, oğlak ve yay burcunun taşıdır. Pozitif düşünce, depresyon azaltıcı ve kendine güven duymanın taşıdır. Oniks taşının kadın erkek ilişkilerini düzenler. Gelecek kaygısı yaşayan kişilerin bu taşı taşımaları önerilir.


Oniks taşı süs taşı olarak da kullanılır. Ayrıca kişilerin hangi konuda enerjiye ihtiyaçları varsa, bu konuda onlara yardımcı enerjisini verir. Oniks taşının şifalı etkileri, kendisini fiziksel anlamda da gösterebiliyor. Duymayı güçlendiriyor ve iç kulak hastalıklarında tene temas etmek koşuluyla, verimli bir şekilde kullanılır. Aynı zamanda mantar hastalıkları, enfeksiyonlar konusunda kullanılır.



 
Yosunlu Agat ( Moss Agate)

Sertliği : 6,5 - 7

Özgül Ağırlığı : 2,57 - 2,65

Kimyasal Grubu : Silikat

Yapısal Görünümü : Yarısaydam, saydam veya opak.

Parlaklığı : Donuk camsı, yağımsı.

Kimyasal Formülü : SiO² + Al, Ca, Fe, Mg, Mn.

Uyumlu Olduğu Unsur :Toprak.

Uyumlu Olduğu Şakra :Gırtlak, güneş sinirağı, kök, altkarın.

Uyumlu Olduğu Burç :İkizler (Kırmızı ve Yosunlu Akik), Boğa, Yengeç, Oğlak, Kova

Rengi : Açık yeşil ve beyaz karışımı.

Sembolü Olduğu Hususlar : İletişim, duygusal, bedensel ve eterik bedenler.

Çıkarıldığı Başlıca Ülkeler : Hindistan, Çin ve Birleşik Devletler.







 

Temel rengi açık yeşil ve beyaz karışımı olan yosunlu akik, içinde  yosun görünümlü daha koyu renkler taşımaktadır. Yosunlu akik kullanmak isteyenlerin dikkat etmesi gereken, saydam olanlarını almalarıdır.

Yeşil oniks ve ağaç agattan ayıran en önemli farkı saydam uluşudur. En kaliteli olanları hindistanda bulunur. Ayrıca Çin ve Birleşik Devletlerde de çıkarılır.

Yosun akiğine içinizdeki çocuğu tedavi etmek için başvurabilirsiniz. İnsanın içini koşulsuz sevgi ile doldurur ve kişinin ruhsal gelişimine yardımcı olur. Uyku verir ve korkutucu rüyalar görmeyi engeller.Güzel konuşma ve yazma yeteneği verir.

Adını Yemen’de bir liman şehri olan Moha’dan alan bu taş, ‘Moha taşı’ adıyla da bilinmektedir. Yarı saydam yapıda yeşil ya da yeşil-beyaz tonlarında görülmektedir. En belirgin özelliği içinde koyu yeşil tonda oluşumların olmasıdır. Bazen bu oluşumlar yosuna benzetilmektedir. İngilizce ‘plume agate’ adı verilen başka bir biçiminde ise renk çeşitliliği fazladır. Ayrıca yosun şeklindeki oluşumlar üç boyutlu ve güzel görünümler yaratacak şekilde çok belirgindirler.




Genellikle mat bazen de yarı saydam biçimdedir. Kirli beyaz ya da krem zemin üzerinde ağaç ya da bitki biçimli oluşumlar bulundurması en karakteristik özelliğidir. Bu oluşumlar genellikle siyah, kahverengi ve yeşile yakın tonlarda olurlar. İçlerinde bazıları insanda bir tabloya bakıyor hissi uyandırabilir. Bu tür tablo gibi olanlarına ‘manzaralı agat’ adı verilmektedir.









Damarlı Agat / Şeritli Agat (Fortification Agate)

Damarlı agat, taşın yüzeyi boyunca yatay olarak ve birbirine paralel şekilde uzanan damarlara sahip bir akik çeşididir. Renk çeşitliliği oldukça fazladır. Plaka kesim yapılmış taşlarda bu özellik güzel biçimde görünür. Bu tür agatlar özellikle takılarda yarattığı etkileyici görünüm nedeniyle tercih edilirler.






 
 
Ateş Agat (Fire Agate)

Kimyasal Formül : SiO²

Sertligi : 6 - 7

Özgül ağırlık 2,59-2,61

Formül kütlesi 60 g / mol

Renk Kırmızı Sarı

Kristal sistemi Trigonal, monoklinik

Bölünme Yok

Kırık Engebeli, kıymık, konkoidal

Parıltı Ipeksi, vitreus donuk, yağlı mumsu,

Diaphaneity Yarı saydam


 






Ateş agat, opal taşına benzer biçimde yarı şeffaf ve yanardöner özellik gösteren bir akik çeşididir. İçerisinde kahverengi ve kırmızı tonlarda katmanlar dikkati çeker. Akiğin en değerli çeşitlerinden biridir. İçinde görünen ışıltılar insanda adeta taşın içinde ateş yanıyormuş hissini uyandırır. Taşta ne kadar çok ışıltı varsa o derece değerli kabul edilir. Ülkemizde koyu kırmızı akikler ‘Ateş akiği’ (Kornelyan Akik) şeklinde adlandırılmaktadır. (Ateş Agat ile karıştırılmamalı)




Çakmaktaşı / Sileks (Silex)
 
Kahverengi, gri ve siyah tonlarında doğada bol bulunan bir taştır. Bileşimi jasp ve opal karışımından oluşur. Kırıldığında keskin kenarlar oluşturur. Bu nedenle taş devri insanları tarafından taş balta, ok ucu ve mızrak ucu gibi kesici aletlerin yapımında ve hatta tarım aletlerinin yapımında kullanılmıştır. Bu tip örnekleri müzelerde görülebilir. Değerli taşlar arasında sayılmaz. Ülkemizde harman yerlerinde eskiden düvenin altına monte edilerek kullanılan taşlar çakmaktaşıdır. İki çakmak taşı birbirine hızlıca çarpılırsa kıvılcım çıkar. Bu özelliğinden dolayı eskiden fitil ateşlemede kullanılmıştır. Çakmaktaşı adlandırması da buradan gelmektedir. Gri veya çikolata renkli çakmaktaşlarına ‘menlit’ adı verilmektedir. Çakmaktaşının katışık ve daha çabuk kırılan bir çeşidi ise ‘cert’ adı ile bilinmektedir.





Çakmak taşı,ateş taşı veya silex,denizlerde eriyik halde bulunan silisyum dioksitin çökelmesi ile oluşan taştır. Kahverengi, gri, beyaz, siyah renkleri bulunur.  Bileşimi % 35 seryum, % 17 lantan, % 15 neodim ya da praseodimyum, % 30 demir ve % 3 magnezyum, bakır vb.dir. Yarım milimetre çapındaki normal bir çakmak taşı 1.500 kez çakabilir.Günümüzde zippolarda kullanılmaktadır.


Çakmaktaşı; Sileks, Flint olarak ta bilinir. kuvarsın şekilsiz mikrokristalli bir türüdür. Genellikle siyah, gri renkli, sıkı, yoğun, gevrek ve serttir. Konkoidal ve düzgün yüzler şeklinde kırılır. Kırılma yüzleri parlak kırılan kenarlar ise saydamdır. Bileşimlerindeki silisin tamamına yakını sünger spiküllerinden gelmiştir. Bunlar aynı devirde yaşayan silis iskeletli organizmaların içindeki kolloidal silis artıklarının çökelmesiyle oluşmuştur. Aynı bileşim ve yapıda olan fakat kalker ve dolomitlerin içinde bulunan çakmaktaşlarına ise çört denir. 



SİLEKS, Amorf, yoğun, sedefsel kırılışlı kalsedon. Rengi sincabi, sarı, esmer, beyaz veya karadır. Ekseriya tortul kayaçlar arasında (kretase, neojen) boynuza benzeyen sıralanmış bir tarzda bulunur.Bu türüne boynuz taşı denir. Bunlar sular içinde erimiş silis haline giren sünger ve diyatome gibi organik artıkların kayaçlar arasında topaklar halinde birleşmesinden meydana gelir.

Vurmakla ince uzun ve keskin bir şekilde kırılan, çakmakla ateş çıkaran sincabi renkli silekslere çakmaktaşı, sileksin kara renklisine ftanit, silisli suların etkisi ile taş halini almış ağaç kütüklerine de silisli ağaç denir.


 
Jasper (Jasper)
 

Sertliği : 6,5 - 7,0

Özgül Ağırlığı : 2,58 - 2,91

Kimyasal Grubu : Silikat

Yapısal Görünümü : Yarısaydam ve ya Opak

Parlaklığı : Donuk camsı, yağımsı

Kimyasal Formülü : SiO + Al, Ca, Fe, K, Mg, Mn, Na, O, OH, Si

Uyumlu Olduğu Unsur : Toprak

Uyumlu Olduğu Şakra : Güneş, Kalp

Uyumlu Olduğu Burç : Koç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep ve Oğlak

Rengi : Kırmızı, Kahverengi, Sarı

Sembolü Olduğu Hususlar : Sevgi İnanç

Çıkarıldığı Başlıca Ülkeler : Almanya, Hindistan, Fransa, Rusya ve Venezüella








Jasper, jaspis kalsedon taşının genel olarak opak olan bir türüdür. Kendi içerisinde, yine jasper adıyla bilinen bir çok alt türü vardır. Çoğunlukla büyük kütleler halinde çıktığından dolayı çok özel doku ve desenlere sahip olmayanları daha uygun fiyatlara satılmaktadır.


Halk arasında çakmak taşı olarak da adlandırılır. Kuvars, kalsedon ve agatın alt türlerindendir. Tamamı değişik renklerin helezon yaptığı görünümündedir. Temel renk üzerinde sarı, kırmızı, yeşil, mavi, turuncu, kahverengi lekeler bulunabilir. Dekoratif bir taştır. Antik dünyada değerli taşların en favori olanlarındandır.

Eski çağlarda yağmur getiren taş olduğuna inanılmıştır. Erdemlilik sembolüdür.

 
Donuk renkli bir kalsedon çeşidi olan Jasper genellikle sarı, kırmızı, kahverengi ve bu renklerin karışımı bir tondadır. Gri ve yeşil tonda olanları da bulunmaktadır. İçinde bir miktar kil bulunduran sileks (çakmaktaşı) olarakta nitelenebilir ve inşaatlarda mozaik işlerinde kullanılır.  Bazen çizgili, dalgalı ya da lekeli yapıda olanlarına rastlanır. Adı benekli taş anlamında Latince kökenlidir. Çoğunlukla volkanik kütleler içinde büyük parçalar halinde bulunur. Rengi içindeki demir bileşenlerinden gelmektedir. Eski zamanlardan beri bilinen ve kullanılan bir taş olmuştur. Vazo, enfiye kutusu ve mühür yapımında kullanılmıştır.


 
Kan Taşı (Heliotrop)


Diğer İsimleri : Bloodstone, Helyotrop, Şifa Taşı

Sertliği : 6.5 - 7

Özgül Ağırlığı : 2.60

Kimyasal Grubu : Silikat

Bağlı Olduğu Grup: Kuvars, Kalseduan
 
Grup Üyeleri: Ametist, Krizopraz, Sitrin, Jasper, Kristal, Gül Kuvars, Dumanlı Kuvars, Agat, Oniks, Kaplangözü, Sardoniks
 
Yapısal Görünümü : Opak
 
Parlaklığı : Mumsu ve Donuk Camsı
 
Kimyasal Formülü : SiO2 + Fe
 
Uyumlu Olduğu Unsur : Toprak ve Ateş
 
Uyumlu Olduğu Şakra : Kök, Kalp
 
Uyumlu Olduğu Burç : Koç, Balık
 
Rengi : Kırmızı lekeli koyu yeşil
 
Sembolü Olduğu Hususlar : Erkeksi Enerji, Hükmedicilik, Şehit Kanı
 
Çıkarıldığı Başlıca Ülkeler : Güney Amerika, Avustralya, Çin, Brezilya, Hindistan










Doğal yaşamda çok nadir bulunan bir hematit taşıdır. Koyu yeşil renkte olup üzerinde kan damlalarına benzeyen kırmızı lekeler bulunur. Bu lekeler taşın yapısında bulunan demir oksit mineralinden kaynaklanmaktadır. Eski Mıısır'da büyülü bir taş olarak kabul edildiği bilinmektedir. Helios, resmedilirken genelde bu taş olarak kullanılmıştır. Taşın Helyotrop adı buradan kalmıştır. Diğer rivayetlere göre Güneş ısısını yansıttığı için de bu ismin verildiği bilinmektedir. 

 
Kantaşı'nın kanla bir ilgisi bulunmamaktadır. "Kırmızı akik" adıyla ünlenen bu taşın doğal halinin bir kısmı açık veya koyu olan kan rengindendir. Yanlışlıkla kantaşı adı verilen diğer bir taş hematittir. Hematit taşının da kırmızımtırak olanlarına kantaşı denebilmektedir.  

Bir kalsedon-jasp türü olan kan taşı koyu yeşil tondadır. Mat yapılı olan taşın üzerinde küçük kırmızı benekler göze çarpmaktadır. Kırmızı benekler kan damlaları gibi durduğu için halk arasında taşa, kan taşı adı verilmiştir. Taşın temel  yeşil rengi, attinolit ve seladonitin minerallerinin mikro oranlarda bileşiminden meydana gelmektedir. Küçük kırmızı noktalar ise taşın içindeki demir oksit minerallerinden kaynaklanmaktadır. Efsanelerde kan taşının sahibine görünmezlik yeteneği verdiğine inanılmıştır. Bazı insanlar kırmızı noktaların güneşten geldiğine inanmışlardır. Taşın asıl adı olan heliotrop kelimesi Yunanca ‘güneş çiçeği’ anlamına gelmektedir. Günümüzde kan taşı, takı ve küçük hediyelik heykeller yapımında kullanılmaktadır. Berberlerin kanamayı kesmek için kullandıkları ve ‘kan tası’ dedikleri taşın bu taşla bir ilgisi yoktur.



 
Mihenk Taşı (Lydite)

Mihenk taşı olarak genellikle siyah renkli bir jasp çeşidi kullanılır. Değerli taşlar arasında sayılmaz. Kuyumcularda altına benzeyen bir metalin altın olup olmadığını ortaya çıkartmak için ya da bir metaldeki altının saflığını ölçmek için eskiden kullanılmış bir taştır. Bunun için mihenk taşının üzerine bir miktar nitrik asit dökülür ve kontrol edilmek istenen metal sürtülür. Sürtülen metalin bıraktığı ize bakılarak altın olup olmadığı anlaşılır. Nitrik asit, altın dışındaki metalleri çözer. Buna göre metalin bıraktığı iz altın renginde ise (yani çözülüme olmamışsa) metal altındır. Eğer iz kırmızı ya da kahverengine dönüşürse veya tamamen yok olursa sürtülen metalde altın oranı az ya da hiç yoktur.





 







Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız: